5

OverviewVersionsHelp

Here you can see all page revisions and compare the changes have been made in each revision. Left column shows the page title and transcription in the selected revision, right column shows what have been changed. Unchanged text is highlighted in white, deleted text is highlighted in red, and inserted text is highlighted in green color.

3 revisions
norabarakat at Oct 25, 2020 03:47 AM

5

52

MEHMED HURŞÎD PAŞA|

ulemâ ünvânına şâyân ve sezâ bir nihrîr-i bî-hemtâdır. Dicle kenârında Cisr kuyusunun alt tarafında vâki‘ olup el-hâletü hâzihî Asâkir-i Nizâmiyye-i Hazret-i Şâhâne'ye kışla ve debboy ittihaz olunmuş olan mahal Hulefâ-yı Abbâsi'ye müte’ahhirlerinden Müstansır Billâh halîfenin medrese olarak binâ-kerdesidir. Medrese-i mezbûre yüz bâb hücreyi hâvî cesîm bir mahal olup halîfe-i müşârün-ileyh zamânında seksen bin cildden mütecâviz kitâbı müştemil bir kütübhânesi var imiş ki kütüb-i mezbûrenin ba‘zıları nice mücelledâtı şâmil kütüb-i nefîse imişler. Hülâgû, Bağdâd'a müstevlî oldukta kütübhâne-i mezbûrenin kütüb-i mevcûdesini Dicle nehrine ilkâ eylemiş ve çünki el-ân çöllerde asâr-ı mecrası nümâyân olan ve Nehrevân ismiyle meşhûr bulunan hark-ı azîm Dicle nehrinden münşa‘ib olarak ol vakit mevcûd bulunmak münasibetiyle Dicle nehrinin Bağdâd pîşgâhında arzî dört-beş tonbaz köpri kurulacak mertebelerde oldığından kütüb-i mezbûre tonbazların ara yerlerine sıkışarak suyun köpri üzerinden aşmasına sebeb oldıkları meşhûrdur. Karşu Yaka'da vâki’ cevâmi’-i şerîfenin eşrefi saraya mukabil Kameriyye Câmi‘-i şerîfi ise de evkâfı dûn olmağla meh-mâ-emken cânib-i evkâf hümâyûndan idâre olunmaktadır. Karşu Yaka'nın dîger câmi'leri her sûretde vasatü'l-hâl olarak bunların dahî havlıları derûnlarında medreseleri vardır. Kadîmde Bağdâd ve Karşu Yaka'da hayli talebe-i ulûm bulunup hattâ Dâvûd Paşa merhûmun zamânına değin iki bin beş yüz kadar talebe bulunurken esbâb-ı müte‘addideden nâşî inkırâz bularak el-ân talebe-i mevcûdesi ancak yüz nefse bâliğ olabildikleri [75] ve bunların da ekserisi Ekrâd ve sâ’ir mahallerden gelme oldukları rivâyet olunmuşdur. Bağdâd'in makarr-ı vülât olan kısmında cesîm ve muntazam çarşû-hanlar ve her dürlü esnâf ve tâcirler mevcûd olarak hâl-i esbakına kıyâsen yine noksâniyyeti var ise de Asâkir-i Nizâmiyye-i Şâhâne makarrı olmak ve İran züvvâr ve tüccârının memerri bulunmak cihetiyle sâye-i cenâb-ı mülûkânede haylice ma‘mûr ve âbâdân mahaldir. On dört kadar çarşû hamamı olup bu hamamlar kârgîr binâ iseler de sıvasız olduklarından ve bir de zeminleri orada hâsıl olur katıca bir nev‘î zifti erittikten sonra kum ile karışdırarak taş yerine anınla döşenildiğinden derûnları karanlıktır ve mürûr-ı zamanla işbu zift döşemelerinin ba‘zı yerleri çöküp su terâküm idecek yerler peydâ ola geldiğinden derûna kasvet verir şeylerdir. Nefs-i Bağdâd'da mukaddemâ alaca ve kutni ve kadîfe akmişesi ve kilim vc "çârfed" ve "cânfes" ve atlas ve "bürüncek" ve kadınların büründükleri envâ‘-ı çârşaflar ve tellü-pûş ta‘bîr olunur bir nev‘ kumaş ki evâilde Musul ve Urfa'da nisâ tâ’ifesi başlarına bağlanurlarmış vc Ekrâd tâ’ifelerinin isti‘mâline mahsûs "fûtalar" vc gûna gûn maşlahlar ve "ağbânî" ve "düveyhî" vc "füleykî" ve urbân tâ’ifeferine mahsûs elbisede isti‘mâl olunurlar ipek dest-mâl ve kadınların yüzlerini setr ettikleri peçe vc akmişe-i sâ’ireyi

5